25 Ekim, Cumartesi

Son güncelleme:04:16:48 PM GMT

BURADASINIZ: HABERLER İNTERNETE DÜŞEN SES KAYDI: BALYOZCULAR RÖVANŞ ALACAK

İnternete düşen ses kaydı: Balyozcular rövanş alacak

e-Posta Yazdır PDF

İnternete düşen bir ses kaydında, Balyoz Darbe Planı davası tutuklusu Tümamiral Aziz Çakmak olduğu iddia edilen bir kişi, "Kendimize çok güvenerek hata yaptık. Şimdi aynı hatayı onlar yapıyor. Kendilerine en güvendikleri anda çoluk çocuk demeden rövanş alacağız" diyor.

Balyoz darbe girişimi davasında sona yaklaşılırken, AİHM'e yaptıkları başvuru reddedilen ve haklarındaki yargılamanın hukuk kuralları içinde yapıldığı açıklanan darbeciler hakkında 20 yıl hapis isteniyor.

Peki, 2003 Mart'ında hazırladıkları Balyoz Darbe Planı'nı hayata geçiren, birçok provokasyon ve kanlı girişimin sonunda 12 Eylül tipi bir darbeyle iktidara el koymak isteyen cunta gerçekten nihai olarak yenildi mi?

Bir video paylaşım sitesine yüklenen ses kaydı, darbecilerin böyle düşünmediğini, aksine saldırıya geçmeye hazırlandıklarını gösteriyor.

Balyoz tutuklusu Tümamiral Cem Aziz Çakmak'a ait olduğu iddia edilen ses kaydının dökümü şöyle:

"Şimdi ben şuna inanıyorum. Bir insanın en zayıf olduğu zaman ne zamandır biliyor musun? Kendine çok güvendiği zaman. En zayıf olduğu zaman o zamandır. Ben bu kadar söyleyeyim yeter. Biz de çok güvendik, ondan zayıftık. Şimdi aynı hatayı onlar yapıyor.

Bizde şöyle bir sıkıntı var. 80'den sonra çok değişik bir subay tipi yetiştirdik biz. Menfaatlerine düşkün. Yurtdışı ve görevlere efendim paşa olmaya, memleket meselelerinden uzaklaşmaya, öğrenmemeye; bak, öğrenmek yerine ne bileyim komutanın eşine reçel yapıp götürtmeye... O tip insan yetiştirdik. Çok ciddi söylüyorum bunu da. Ve onlar seçildi. Bugünkü sıkıntının sebebi odur. Bizde deniz kuvvetlerinde biraz daha farklı ama karacılarda tamamen böyle. Tamamen böyle. Yani yürekli adam sayısı çok az.

Ben yalvardım onlara, "Ne olur bunlara boynunuzu eğmeyin, yani savunmalarınızda eğmeyin". Ben çünkü "Sayın Başkan" falan demiyorum artık. "10. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri" diye bağırıyorum. Ne sayın başkan, ne sayın üyeler. Hiç öyle şey yok bende. Bizim hiçbirimizde yok. Muvazzaf denizcilerin bir tanesi söylemedi. Hepsi 10. Ağır ceza mahkemesi. Ve hepsi siyasi konuşma yaptı.

Şunu söyledim, en sonunda dedim ki: Bu şerefsizlere sesleniyorum. Onlara bakıyorum ama. "Dış mihraklara uşaklık eden şerefsizlere sesleniyorum" derken onlara böyle bakıyorum tabi. Kafalarını eğiyorlar böyle. "Bu koltuklara oturacaksınız, vatana ihanetten yargılanacaksınız" dedim. Hemen salonda başladı şey. Atarım matarım yine hâkim. Bunlar bizi esir aldılar. Kendi vatanımızda esir aldılar onlar bizi.

Ama diyorum işte. Hep de onu söylüyorum. Allah rövanşını göstermesin onlar için. Çünkü biz bir daha böyle bir rövanşta böyle bir hata yapmayız yani. Yani Atatürk bu işi, Atatürk isyan oldu mu "Çoluğu çocuğu kalmasın götürün, şehri götürün" diyormuş. Adam, adam görüyor yani. Çocuğuna kadar. Bu iş böyle.

En güvendikleri zaman kendilerine en zayıf oldukları andır.

Umut, özgürlük savaşçılarının can simidiymiş. Mandela öyle diyor. 29 yıl yatıyor Mandela hücrede. Onun için umudu hiç bırakmayacağız. Bırakmayacağız, umudumuz hep olacak.

Tabii bu daha süreç yani bu süreç alacak, daha ne kadar çekeriz bilmiyorum. Ama çok uzun süreceğini sanmıyorum ben de artık. Bakalım kaç kişiyi bırakırlar, bırakırlar mı? Yani olmazsa da iş uzun sürmeyecek artık. Yani aldığımız haberler o yönde bizim. Sağlam kaynaklar. Bunun hesabı sorulacak.

Tarihin yargısından kaçmaları mümkün değil. Kimse kaçamaz. Kimse. Yani bunların yatacak yerleri yok.

Yatacak yerleri yok. Bunları toprak reddeder, naaşlarını toprak reddeder şerefsizim.

Bir iki sene içerisinde bu manzara tam tersine dönecek. Bak söylüyorum bunu. Dersin ki, "Bunu bir paşam söylemişti" dersin. Adamlar kaçacaklar. Bu ülkeden kaçacaklar çoğu. Ve rövanşı çok farklı olacak.

Çok kişinin canı yanacak. Yani bunun rövanşında çok can yanacak.

Neler var, neler var, şu anda bizim bildiğimiz neler var. Yani Almanya başka bir şey söylüyor, Amerika başka bir şey söylüyor. Alman istihbaratı var, CIA var. MOSSAD var. Onun için onlar şimdi çok büyük çalkantı içindeler. Çok ciddi. Tıkandılar.

Bir sürü hesaplaşma olacak. İki sene çok, belki bir sene içinde. Eğer biz burdan bir çıkarsak, bu dışardakilerle çok ciddi bir hesaplaşma olacak, çok ciddi hem de. İlk şeyimiz ne biliyor musun? Aç kalacaklar. Bak söyleyeyim. Aç kalacaklar. Öyle başlayacak zaten. Bu kadar da boş değiliz yaa."


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo